DİJİTALE HAZIR MIYIZ?

30 okunma Aralık 2020

Mart 2020 tarihinden bu güne kadar COVİD 19 salgını tüm yaşam alışkanlıklarımızı değiştirmiştir. Evde birbirimize vakit ayıramaz iken aynı ortamda günlerce birlikte kaldık bazılarımız sıkıldı bazılarımız mutlu oldu. 

Eğitim-Öğretimlerinde yüz yüze değil dijital ortama taşınması da alışkanlıklarımızı değiştirmiştir. Çalışan anne babalar hem işlerine hem de evde çocuklarına zaman ayırmak zorunda kalmışlardır. Çocukların da anne ve babalarında buna alışık olmamasından kaynaklı her iki tarafı da zorlamaktadır. Dijitalleşen eğitim-öğretim çocuklarda kaygı ve korkulara neden olabileceği gibi sosyalleşme ile davranış problemlerine de neden olabilecektir.

Hayatımızı bu kadar hızlı ve derinden etkileyen bu değişim iş hayatımızı çalışma alışkanlıklarımızı da değiştirmiştir. İşyerleri bilgi güvenliği ve fiziki güvenliğin sağlanması için masa üstü bilgisayarlar ile donatılmıştır. Harici yedekleme ünitelerinin bilgisayarlara takılmaması veya bu ünitelerin kullanılmaz hale getirilmesi gibi. Burada şirketi koruma altına alırken insan kaynağını da güvensizleştirmekteyiz. Çağımızda bilgi güç olduğunu biliyoruz ve bilgiye sahip çıkmaya çalışıyoruz. Ama bilginin kaynağı olan İnsan yani çalışanlarımıza bu bilgiyi sağladıkları ve sağlamaya devam edecekleri için güvenmek ve bunu da hissettirmek gerekir. Bilgi her gün hızlı bir şekilde değişmekte ve bu değişimi de İnsan Kaynağı gerçekleştirmektedir. 

İşverenlerin, uzaktan bağlantı ile çalışabilecek birimlerin bunu gerçekleştirmeleri işletmelerin bilgilerini eksiltmeyeceğini çünkü güvendiğimiz çalışanlarımızın bu bilgileri kullandığını ve sahip çıktığını bilmekteyiz. İşlerin aksamadan istenilen yerde ve zamanda çalışabilme kabiliyetini arttırmak tercih edilen işletmeler arasında olmamızı da sağlayacaktır. Dijitalleşen dünyada bilgisayar değil bir cep telefonu ile de her işlemi her yerden yapabilmekteyiz. 

Çalışanlarımıza yani insan kaynağımıza bilgilerimizin kaynağı olarak görmek işletmemize kazandıracağı değerlerin artmasına vesile olacaktır. Yeni yetişen kuşağın bunlara daha fazla önem verdiğini bilmekteyiz.

Çalışma şartlarının değiştiği ve elektronik ortama döndüğü Dünya’mızda iş hayatını yönetmek, yeni işler için yola çıkmak bir hayli zor ve bir o kadar da yola çıkılacak çalışanı, üreteni ve bilgiye sahip çıkanı bulabilmektir.