“GPS ve INSAR dediğimiz uydu yöntemiyle araştırmak lazım.”

5 görüntülenme Mayıs-2024

Prof. Dr. Naci Görür;

“GPS ve INSAR dediğimiz uydu yöntemiyle araştırmak lazım.”

İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası’nın düzenlediği konferansta konuşan Bilim Akademisi üyesi, yer bilimci ve deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, Hatay’da, İskenderun’da deprem üreten kaynakların birden fazla olduğuna dikkat çekerek; “Yüzyılın felaketine neden olan 6 Şubat depremleriyle, binlerce kişi yaşamını yitirdi. Hatay’da, depreme dirençli şehir yaratmak için herkesin katkı vermesi gerekiyor” dedi.

Belediye Kültür Sarayı'nda gerçekleşen ve kalabalık davetli topluluğuna konuşan Prof. Dr. Naci Görür, Hatay için yeni bir deprem uyarısı daha yaparak; “Kimi kent vardır sadece deprem kaynağı bir tanedir, sizin öyle değil. Sizin hem doğunuzda, kuzeyinizde var hem batınızda var, hem denizde var. Birden fazla İskenderun’u tehdit edecek deprem kaynağı var. Bu bölge çok ciddi bir deprem bölgesidir. Burası deprem üretecek ve üretmeye de mahkûmdur” dedi.

Depremin ciddiye alınması gereken büyük bir sorun olduğuna işaret eden Prof. Dr. Naci Görür, “Eğer işi ciddiye alırsak, hükümetin de yardımıyla İskenderun’u depreme dirençli hale getiririz. Depreme dirençli İskenderun’u yaratmalıyız. Bunu yaratacak olanlar merkezi yönetim, yerel yönetim ve halk, üçü birden hareket edecek” diyerek, şu bilgileri verdi:

“Bu bölge deprem üretecek, deprem olacak. Neden? Çünkü dünyanın nabzıdır deprem. Eğer bu dünyada deprem olmazsa, dünya yaşamaz. Ölü deniz fayı, Arap levhasıyla Afrika levhası arasındaki sınır, bu da deprem üretmeye mahkûmdur. Bizim İskenderun’a bakarsak hem Doğu Anadolu’dan hem de ölü deniz fayından darbe alabiliyor. Bunun tamamını levha sınırı olarak düşününün yani iki fayın etkisi, bizim bölgeyi etkiliyor. Doğu Anadolu fayının bir özelliği Kahramanmaraş civarından ayrılıp, İskenderun’un batısına Yumurtalık’tan, Osmaniye’ye Adana havzasına kadar uzanmaktadır. Şimdi siz orası Adana diyorsunuz. Ben hiç öyle demiyorum. İskenderun Körfezi’nin bir yanı siz bir yanı onlar. Orada olabilecek bir deprem sizleri de etkileyecektir.”

İskenderun Sahili’nde yaşanan çökme ve alınacak önlemlerle ilgili de bölgede ciddi araştırma yapılması gerektiğine de dikkat çeken Prof. Dr. Naci Görür, “GPS ve INSAR dediğimiz uydu yöntemiyle araştırma yapmak lazım. Burada gerçekten bir çökme var mı, çökmenin hızı ne ve bu çökmeler nerede devam ediyor? Onu araştırıp haritalandırdığımız zaman gerçek problemi görürüz. Eğer o araştırma sonucu burada çökme yoksa sahile yapılan o duvar doğrudur ama eğer çökme devam ediyorsa o iş çözüm değil. Örneğin belediye başkanımız yarın ‘İskenderun’u depreme hazırlıyorum bismillah’ dedi. İlk yapacağı iş İskenderun’un mikro bölgeleme çalışmasını yaparak o bölgenin topografyasını ayrıntılı ortaya koymalıdır” diye konuştu.

Ölü deniz fayının kollarının kırılması halinde yine depremle karşı karşıya kalınacağına değinen Prof. Dr. Naci Görür, “Ben bunların hemen kırılacağını düşünmüyorum, çok yavaş faylar. Adana havzasındaki bu fayların ise sıkıntılı olduğunu söyleyebilirim. İskenderun’da artık büyük deprem olur mu? Sadece Doğu Anadolu’yu düşünerek, olmaz derim. Yumurtalık’taki faylar kırılırsa, yine sizi etkiler veya şu anda kırılmamış ölü denizin kolları kırılırsa, yine sizi etkiler. Ölü denizin kollarının kırılması çok geç zaman alıyor” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Naci Görür, deprem sonrası yapılaşmayla ilgili de şu değerlendirmeleri yaptı:

“İskenderun’un özellikle ova ve denize yakın kesimine, o bölgede olabilecek taşma oranlarına, alüvyon zeminlere yüksek bina yaptırmayın. Belediye başkanı da hiç zahmet etmesin, halkı eğitmedikçe depremden öncesinde, sırasında ve sonrasında ne yapacağını çocuktan tut, 80 yaşındaki adama kadar o işi işlemeyip anlatmadığınız sürece bu işi beceremeyiz. Çünkü belediye başkanımız kazara Adana’ya seyahate gitse 8 tane kaçak kat çıkar. Şimdi bizim İskenderun’da belediye başkanımız isterse bütün altyapısının deprem dirençli olup olamadığını, eğer değilse nerede kırılacağını, kaç kırık olacağını hesaplamamız mümkün. Belediye inceleme ekipleri oluşturup ya görsel ya aletsel olarak o ekipler yetiştirilebilir. İskenderun’a göndeririz, hangi binalar deprem dirençli, hangi binalar dirençsiz, yaptığımız haritalarda en büyük darbeyi yemeye yakın bölgelerde olmak kaydıyla evleri elden geçiririz. Bu işi fakir fukaraya bırakamayız, yani siz yapın, evinizi isterseniz güçlendirin, isterseniz yıkın değil. Devletin şefkatini, gücünü merhametini kaynağını vatandaşıyla paylaşıp, vatandaşı cesaretlendirerek bu işi yaparız.”

Habere Ait Resimler